-
ALİ BABAT
Tarih: 25-08-2025 22:27:00
Güncelleme: 25-08-2025 22:27:00
Üniversite tercih sonuçlarını bekleyen gençler hayaller kurarken, Şehitkamil Belediyesi zabıta alım ilanı yayımladı.
İlanda aranan şartlar arasında yalnızca KPSS’den yeterli puan almak yok; mühendis, mimar ya da şehir plancısı, Bilgisayar, Elektrik Elektronik Mühendisi ve Gıda Mühendisi olmanız da gerekiyor.
Mühendis, mimar ya da şehir plancısı, Elektrik Mühendisi, Elektrik Elektronik Mühendisi, Gıda Mühendisi olmak için yıllarını üniversite sıralarında tüketen, ülkenin geleceğini inşa etme hayaliyle eğitim gören gençler, şimdi zabıta olmak için yarışacak. Hayalini kurmadığı, belki hakkında hiçbir şey bilmediği bir meslekte, sadece “ekmek parası” için kariyer yolculuğuna çıkacak.
Yani, bu ülkenin şehirlerini tasarlamak, geleceğini inşa etmek ve geleceğini yazmak için üniversiteye giren gençler, şimdi zabıta olmak için kuyruğa girecek.
Bu nasıl bir çürümedir?
Bu nasıl bir eğitim sistemidir?
Gençler hayallerinin peşinden koşarken devlet onlara kapıları kapatıyor, sonra da “gel zabıta ol” diyor.
Mühendislik diploması alıp bina inşa etmeyi hayal eden genç, yarın kaldırımda seyyar satıcı kovalayacak. Mimar, şehirleri güzelleştirmek isterken kaldırım işgaliyle uğraşacak. Yıllarca emek verip şehir plancısı olan gencin kaderi, belediye zabıtalığı olacak. Hele hele geleceğin Türkiye’sini bilişim alanında şekillendirecek olan Bilgisayar Mühendisleri, Elektrik Elektronik Mühendisleri çarşı Pazar dolaşarak esnafı denetleyecek. Olacak iş mi bu?
Ve biz buna “iş bulmak” diyoruz. Aslında bu, hayallerin katlidir.
Ya bu ilanda zabıta alımı için uygulanacak tek kriterin mühendislik fakülteleri mezunları oluşundan Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın haberi yok yada bu ilan adres teslimi işe alım için yeni bir yöntem. Başkan Umut Yılmaz’ın bu ilanda kriterleri belirleyenlerle hasbihâl etmesini tavsiye ediyorum.
6,5 MİLYON GENCİN SESSİZ ÇIĞLIĞI
Dünya Gazetesi yazarlarından Naki Bakır, 21 Ağustos 2025 tarihli köşesinde bu konuda dikkat çekici bir istatistik paylaştı; “Türkiye’de 6,5 milyon dolayındaki genç nüfus ne okula gidiyor ne de çalışıyor. 15-34 yaş aralığında yer alıp ne eğitimde ne istihdamda olan genç sayısı adeta koca bir ülke nüfusu oluşturuyor.”En iyi online kurslar
Bu, bir istatistik değil; bu, devletin kendi evlatlarını göz göre göre harcamasının belgesidir.
Şehitkamil Belediyesi’nin zabıta ilanı aslında bir iş ilanı değildir.
Bu ilan, eğitimin çöktüğünün itirafıdır.
Bu ilan, yanlış politikaların gençliğin hayallerini paramparça ettiğinin resmidir.
Bu ilan, “okusan da fark etmez” anlayışının resmiyet kazanmış halidir.
Kısacası bu ilan, malumun ilamıdır.
Her meslek değerlidir, zabıta da değerlidir. Ama bir ülkenin mimarını, mühendisini, şehir plancısını zabıtalıkla avutması rezalettir. Bu, ülkenin insan kaynağını çöpe atmaktır.
Gençliğini kaybeden bir ülke, geleceğini kaybeder. Eğitim sistemini bitiren bir ülke, kendi mezarını kazar.
Bugün hâlâ bu tabloya “siyaset meselesi” diyenler, bu ülkeye ihanet ediyor. Çünkü eğitim siyasetin değil, memleketin meselesidir.
Artık uyanmak zorundayız.
Bu ülkenin en acil ihtiyacı, eğitimde topyekûn bir seferberliktir.
Eğitim, günü kurtarma politikalarından arındırılmalıdır.
Meslek planlaması ülkenin gerçek ihtiyaçlarına göre yapılmalıdır.
Gençlere güven veren, umut aşılayan bir sistem kurulmalıdır.
Ekonomide, politikada, diplomaside her an 9 şiddetinde depremlerin yaşanmasının sürpriz olmadığı bir ortamda eğitimi ülkenin birinci gündem maddesi yapmaktan başka çaremiz yok.
Çünkü gençlik giderse, bu ülke gider.
Ve gidişatın tersine çevrilmesi için yarın değil, bugün harekete geçmek zorundayız.
- Sığınaklara sığınabilecek miyiz?
- Bir Gün Değil, Bir Ömür Borçluyuz... Ama Ya Yarın?
- Beyler; Altın Yumurtlayan Tavuğu Kendi Ellerinizle Kesiyorsunuz!
- "Savaş Sisi" Altındaki Gaziantep; Bu Fırtınadan Nasıl Çıkar?
- Transfer krizi ekonomik krize dönüşmesin!
- Oda Seçimleri ve Güçyetmez’in tavrı
- Yeni Nesil Veliler; Eğitimcileri Hayatlarından Bezdiriyor
- Almanya bizi gerçekten kıskanıyor!
- Başarıya sessiz kalmanın ruh hali!
- BİR USTAYA VEDA
- Bir Ulu Çınar’ın Ardından
- Suriye Masası ve Yemek Menüsü!