içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

MEVZİ TERK EDİLMEZ ÖĞRETMENİM!

Son birkaç gündür kalbimiz Siverek ve Kahramanmaraş’tan gelen o kara haberlerle, ciğerimiz ise İstanbul’da hayattan koparılan eğitim şehidimizle yanıyor. Bir cani ruhlu çocuğun, babasının ihmaliyle cephaneliğe dönen evden aldığı silahlarla fidanlarımızı, meslektaşlarımızı hayattan kopardı. Acımız büyük, öfkemiz ise tarifsiz.  Ancak bugün bakıyorum; okullar boş, sınıflar sessiz, kara tahtalar boynu bükük. Sendikalar karar almış, öğretmenlerimiz eylemde...

Yapmayın dostlar!

Bir asker, silah arkadaşı şehit düştüğünde "can güvenliğim yok" diyerek mevziyi bırakıp şehre iner mi? Bir polis, saldırıya uğradığında karakolun kapısına kilit vurup eyleme gider mi? Gitmez. Çünkü o üniforma sadece bir kıyafet değil, bir milletin sığındığı limandır.

Öğretmenlik de tıpkı askerlik gibi, tıpkı polislik gibi bir "vatan nöbeti"dir.

Evet, can güvenliğiniz kırmızı çizgimizdir. Evet, öğretmene el kaldıranın eli kırılmalı, en ağır yasalar çıkarılmalıdır. Biz gazeteciler olarak bunun için sonuna kadar sizin yanınızdayız, kalemimizi bu hak arayışına siper ederiz. Ama bugün değil...

Bugün, o korkudan titreyen evlatlarımızın gözünün içine bakma günüdür. Bugün, "Korkmayın yavrularım, biz buradayız, okulunuz sizin kalemizdir" deme günüdür. Okulları boş bırakarak, kapıya kilit vurarak o cani ruhlu canilere ancak "başardınız, bizi korkuttunuz" mesajı veririz.

Türkiye ve Gaziantep’in fedakâr öğretmenlerine sesleniyorum;

Siz bu şehrin ruhusunuz. Sanayicinin çocuğundan, işçinin evladına kadar herkes size emanet. O emaneti sokakta, kapı önünde bırakmak sizin o kutsal mesleğinizin şanına yakışmaz. Eyleminizi yapın, sesinizi duyurun ama bunu okulun bahçesinde, dersin başında, kalemi daha sıkı tutarak yapın.

Şehit meslektaşımızın anısı, boş sınıflarda değil; onun yarım bıraktığı dersi tamamlayan azimli öğretmenlerin sınıfında yaşar. Mevziyi terk etmeyin. Sınıfları öksüz, çocukları boynu bükük bırakmayın. Çünkü siz giderseniz, o karanlık zihniyet kazanır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI