-
ALİ BABAT
Tarih: 16-04-2026 11:09:00
Güncelleme: 16-04-2026 11:09:00
Bugün Gaziantep’te ve bölge şehirlerimizde eğitim, maalesef "sessiz bir hüzne" uyandı.
Sabah erkenden hazırlığını yapıp öğrencilerine kavuşma heyecanıyla sınıfına giren binlerce öğretmenimiz –ki eşim de o fedakâr öğretmenlerden biri– karşılarında neşe dolu çocuk seslerini değil, buz gibi bir boşluğu buldu. Sınıflarda bir Allah’ın kulu yoktu.
Dijital Tuzaklar ve Dış Mihrakların Hedefi
Bu tabloyu sadece bir "devamsızlık" olarak göremeyiz. Bu korku iklimini yaratmak isteyen dış mihraklar, aslında uzun süredir çocuklarımızın zihinlerini dijital oyunlar ve kontrolsüz içeriklerle işliyor. O tetiklere parmakları çektiren, yavrularımızı şiddet sarmalına iten bu kirli oyunların asıl hedefi; toplumsal huzurumuzu dinamitlemek ve eğitim sistemimizi felç etmektir. Eğer bugün korkuya teslim olup okulları boş bırakırsak, bu karanlık odakların hedeflerine ulaşmasına izin vermiş oluruz.
Olağanüstü Güvenlik mi, Olağanüstü Korku mu?
Gaziantep Valimiz Sayın Kemal Çeber ve emniyet birimlerimizin açıkladığı “olağanüstü güvenlik" önlemleri, devletin evlatlarımızın arkasında olduğunun en somut kanıtıdır. Ancak dijital mecralardaki dezenformasyon, maalesef resmi açıklamalardan daha hızlı yayılarak bir "sürü psikolojisi" yaratıyor.
Velilerimize Hayati Çağrı: Çocuklarımızın Elinden Tutun Doğru Okula!
Kıymetli anne ve babalar; dış mihrakların bu kirli planlarını bozmanın tek yolu, çocuklarımızı o karanlık dijital dünyadan çekip alıp ait oldukları yere, yani sınıflarına götürmektir.
Eğer bugün geri adım atarsak, eğitim-öğretimde telafisi imkansız aksamalar yaşanacak.
Daha da acısı; yavrularımızın bugün yaşadığı bu "belirsizlik ve korku" travması, tüm yaşamları boyunca peşlerini bırakmayacak bir iz bırakacaktır.
Basın ve Toplum Ele Ele Vermeli
Biz basın mensupları sağduyunun sesi olmalı, velilerimiz ise cesaretin sembolü... Öğretmen sınıfta, devlet kapıda beklerken; öğrenci evde kalmamalıdır. Dışarıdan kurgulanan bu korku senaryosunu, çocuklarımızı okullarına götürerek hep birlikte yırtıp atalım.
Yarın o sınıflar yeniden cıvıl cıvıl dolmalı; ama korkuyla değil, güvenle ve geleceğe olan inancımızla...
- Okul Koridorlarında Barut Kokusu: "Benim Çocuğum Yapmaz" Diyenler, Eserinizle Övünün!
- Okullarda "Casusluk" Dönemi: Ses Kaydı Alan Veliler!
- Gaziantep’in "25 Saatlik" Mesaisi ve Fatma Şahin Vizyonu: Önyargıları Yıkan Bir Devlet Kadını
- Günaydın! Yangın Bitti, Külleri mi Denetliyorsunuz?
- Mardin ve Gaziantep’in Ortak Paydası; MAREV
- İhracatın Dört Atlısı; Gaziantep’in Ekonomi Muhafızları
- Ateşkes mi, Cephe Temizliği mi?
- Gaziantep’te Huzurun Dört Atlısı; Şehrin Kaderini Değiştiren Büyük Koordinasyon!
- GAZİANTEP’İN HAFIZASI SOKAKLARDA YAŞAYACAK: SERMİN OCAK CADDESİ’NDE ANLAMLI VEDA VE VEFA
- Tepside Baklava, Tencerede Taş!
- Toz Bulutlarının Ardındaki Vizyon
- Kuru Meyvede Nöbet Değişimi; Teşekkürler Mehmet Çıkmaz, Hoş Geldin Murat Bakır