-
ALİ BABAT
Tarih: 08-08-2025 10:33:00
Güncelleme: 08-08-2025 10:33:00
Organize Sanayi Bölgemiz, sadece bizim değil ülkemizin de gurur kaynağı, gözbebeği, övünç kaynağı...
Ülkemizin üretim, istihdam, ihracat üssü. 300 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor. Gaziantep’in çalışabilir nüfusunun yaklaşık dörtte biri Organize Sanayi Bölgesinde istihdam ediliyor.
Moral ve motivasyon kaynağımız OSB ile ilgili şu söz, her zaman geçerliliğini koruyor;
Organize Sanayi mutlu ise Gaziantep mutludur.
İşte asıl sorun da burada yatıyor. Maalesef Organize Sanayi’de geçmiş yılların mutluluğu yok. İstesek de istemesek de bu bir gerçek. Gerçekleri halının altına süpürerek, görmezden gelerek ortadan kaldıramayız.
Gerçekleri görmezden gelirsek sadece kendimizi kandırmayız, sorunun çözümünü de zorlaştırırız, geciktiririz. Erken müdahale hayat kurtarır. Aksi taktirde bugün kontrol altında olan sorunları çözmezsek yarın tehlikeyi bertaraf etmek için daha büyük enerji, zaman ve bütçe gerekir. Yani bedeli ağır olur.
Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinin mutluluğu neden azaldı?
Bunun sayısız nedenleri var. İç piyasadan kaynaklanan nedenler olduğu gibi büyük çoğunluğu global pazarlardaki değişimle ilgili. Dünyaki savaşlardan Tramp’ın yeni ticaret tarifelerine, Mısır’daki devalüasyondan Çin’e, döviz kurundaki artışın enflasyonun çok gerisinde kalmasından yeni ticaret modellerine kadar sayısız nedenleri var.
Neden çok ama bize çözüm lazım. Çözüm için de öncelikle sorunun varlığını kabul etmek, teşhis koymak ve doğru reçeteyi hazırlamak gerek.
Organize Sanayi bizim ortak paydamız, ortak değerimiz, milli gururumuz. Bu nedenle de orada yaşanan sorunları görmezden gelemeyiz. Böyle bir şansımız, böyle bir lüksümüz yok.
Bu şehrin ortak aklı var, Anadolu’ya açılan bir Gaziantep Modeli var. Mutlaka yapılabilecek şeyler vardır. Bu süreci doğru yönetirsek daha güçlü ve dirençli bir şekilde yolumuza devam ederiz. Ancak yönetemezsek önce Gaziantep sonra da Türkiye bunun acısını çeker.
Hani diyoruz ya; Organize Sanayi mutlu ise Gaziantep mutludur.
İşte sihirli sözcük bu. Organize Sanayi mutlu olmazsa, fabrikalarda çalışan işçilerden hammadde tedarikçilerine, nakliyecilerden hizmet sektörüne zincirleme olarak her sektörü, herkesi bir şekilde etkiler. İşsizliğin arttığı ortamda başta asayiş olmak üzere farklı sorunlar yaşanmaya başlanır. Organizenin huzuru kaçarsa şehrin huzurundan bahsetme şansımız olmaz.
Öncelikle sorunun farkına varıp, sorunun adını doğru koyup, çözüm için kolları sıvamak gerek.
Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım’ın, “Bugün geldiğimiz noktada; firmalarımızın kârlılığı erimiş, öz kaynakları zayıflamış, yatırım iştahı baskılanmıştır. Bu sadece firmaların sırtlanabileceği bir yük değil” şeklindeki sözlerinde de ifade ettiği gibi bu sorun sadece üreten kesimin çözebileceği bir boyutta değildir.
Üreten kesim şimdi Ortak Akıl’dan sorunlara çözüm bekliyor, çıkış yolu bekliyor.
- Oda Seçimleri ve Güçyetmez’in tavrı
- Yeni Nesil Veliler; Eğitimcileri Hayatlarından Bezdiriyor
- Almanya bizi gerçekten kıskanıyor!
- Başarıya sessiz kalmanın ruh hali!
- BİR USTAYA VEDA
- Bir Ulu Çınar’ın Ardından
- Suriye Masası ve Yemek Menüsü!
- Bir Zabıta İlanı ile Çöken Eğitim Sistemi
- Takke düştü, kel göründü!
- Turist hastalığı bu şehrin başına çok işler açacak!
- Deprem sadece Burkay Güçyetmez'in mi sorunu?
- Güzel Bir İnsan Geçti Bu Dünyadan!