içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

"Savaş Sisi" Altındaki Gaziantep; Bu Fırtınadan Nasıl Çıkar?

Son günlerde Ortadoğu Bölgesi'nin üzerine çöken o ağır sisin bir yansıması Gaziantep sanayisi üzerinde de gezinmeye başladı. Birkaç gün öncesine kadar Irak’tan bir türlü getirilemeyen ihracat bedelleri üzerinde konuşurken son üç gündür ABD, İsrail ve İran arasında başlayan ve hızla Körfez Ülkelerine yayılan savaşı konuşur olduk. Gazeteci refleksi işte; dışarıda fırtına koparken biz içeride "bu fırtınadan en az hasarla nasıl çıkarız?" sorusunun peşine düşünüyor insanı.

Düne kadar Rusya- Ukrayna savaşları, İsrail Filistin Lübnan ve Suriye savaşları gündemimizdeyken bugünlerde Orta Doğu’da yükselen dumanlar, sadece askeri bir gerilimin değil, devasa bir ekonomik sarsıntının da habercisi. İran, ABD ve İsrail hattında patlak veren gerilim; sadece bir "cephe savaşı" değil, Hürmüz Boğazı’ndan Kızıldeniz’e uzanan bir "ekonomik boğazlaşma" dır.

Hürmüz Kilidi ve Enerji Çıkmazı

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin şah damarıdır. Buradaki bir tıkanma, ülkemizin ve kentimizdeki fabrikanın elektrik faturasına, kamyonun deposundaki mazota ve nihayetinde mutfaktaki ekmeğe zam olarak döner. Brent petrolün 90 dolara dayanması, sadece bir rakam değil; bizim gibi enerji ithalatçısı ülkeler için "enflasyon ateşine odun atmak" demektir.

Gaziantep Sanayicisi İçin "Zırh" Vakti

Gaziantep, tarih boyunca ipek yolunun üzerinde, krizleri fırsata çevirmeyi başarmış bir şehirdir. Ancak bu seferki fırtına biraz farklı. Navlun fiyatları (deniz yolu taşıma maliyetleri) katlanırken, geleneksel pazarlarımızda güvenlik riskleri artıyor. Peki, bizim sanayicimiz ne yapmalı?

Rotayı Değiştirmek: Deniz yolları ateş hattındayken, Hazar geçişli "Orta Koridor" ve demir yolu taşımacılığı artık bir tercih değil, bir zorunluluktur.

Enerjide Özgürlük: Çatısına GES (Güneş Enerjisi Sistemi) kuran sanayici, bugün savaşın enerji maliyetlerine karşı en güçlü zırhı kuşanmış durumdadır. Enerji bağımsızlığı, ekonomik bağımsızlıktır.

Pazar Çeşitliliği: Tek bir bölgeye sırtını dayamak, o bölgedeki yangında yanmak demektir. Gaziantep'in o meşhur halısını ve gıdasını, savaşın uzağındaki yeni limanlara, dijital dünyanın kanallarıyla taşımak zorundayız.

Savaşın sisi elbet bir gün dağılır. Ancak o sis dağıldığında ayakta kalanlar; kriz anında karalar bağlayanlar değil, stratejisini değiştirenler, verimliliğe odaklananlar ve teknolojinin imkanlarını kullananlar olacaktır.

Gaziantep sanayicisi "pes etmek" kelimesini lugatından çoktan çıkardı. Şimdi vakit; daha az maliyetle daha akılcı üretim yapma vaktidir.

Umarım bu puslu hava, yerini en kısa sürede kalıcı bir huzura bırakır.  

YAZARIN DİĞER YAZILARI