içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Transfer krizi ekonomik krize dönüşmesin!

Gaziantep, yıllardır üretimiyle, ihracatıyla ve girişimci ruhuyla Türkiye ekonomisinin lokomotif kentlerinden biri. Ancak bugün bu güçlü sanayi kenti, sınırın hemen ötesinde çözülebilecek bir sorun yüzünden ciddi bir darboğazdan geçiyor. Sorunun adı net: Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin gümrük kapılarında ASYCUDA sistemine geçmemesi.
Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin AYSCUDA sistemine geçmesi için teknik bir engel bulunmuyor. Sistemin kurulması için altyapı hazır. Hatta sistem Irak genelinde yüzde 75 oranında uygulanıyor. Buna rağmen Kuzey Irak’ta gümrüklerin hâlâ bu sisteme entegre edilmemesi, ihracatçıyı her geçen gün biraz daha zarara sürüklüyor.
Bugün Gaziantep’ten Irak’a ihracat yapan sanayici, sattığı malın parasını ya hiç alamıyor ya da yüzde 12 zararla almak zorunda kalıyor. Nedeni basit ama sonuçları ağır: ASYCUDA sistemi dışında kalan işlemler, Irak Merkez Bankası’nın 1320 dinarlık resmi kurundan değil, 1480 dinarlık serbest piyasa kurundan yapılıyor. Aradaki fark, kâğıt üzerinde bir kur meselesi gibi görünse de reel sektörde ifadesini buluyor: ödenemeyen çekler, geciken maaşlar, aksayan üretim.
Bu hayati sorunu geçtiğimiz günlerde Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu açıkça dile getirdi. Kadooğlu’nun verdiği rakamlar çarpıcı: “İhracatçılar, düşük kurdan transfer yapmak zorunda kaldıkları için yüzde 12 zarar ediyor.” Bu zarar bir kez yaşanmıyor; her sevkiyatla katlanarak büyüyor.
Oysa ASYCUDA, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından geliştirilen, bugün 100’ün üzerinde ülkede kullanılan bir sistem. Gümrük işlemlerini dijitalleştiriyor, ticareti kayıt altına alıyor, para transferlerini şeffaf ve izlenebilir hâle getiriyor. Kuzey Irak merkezli 25’ten fazla şirketin hâlihazırda bu sistem üzerinden sorunsuz işlem yapabildiği de biliniyor. Yani sorun teknik değil, tamamen idari bir karar eksikliğinden kaynaklanıyor.
Daha da vahimi şu: 1 Ocak 2026’dan önce gelen malların bedellerinin havale edilmesi gerektiğini Irak Merkez Bankası kabul ederken, Gümrükler Genel Müdürlüğü “ASYCUDA yoksa havale yok” diyor. Sonuçta olan yine üreticiye, ihracatçıya oluyor. Serbest piyasaya yönelen döviz talebi arttıkça, bu yüzde 12’lik kaybın daha da büyümesi kaçınılmaz.
Bu noktada artık iyi niyet açıklamaları yetmiyor. Daha güçlü ve sonuç alıcı bir diplomasiye ihtiyaç var. Türkiye ile Irak arasındaki ticaretin sürdürülebilirliği, birkaç sınır kapısında alınacak idari bir karara sıkışmamalı. Rekabet adaleti bozuluyor, kayıtlı ticaret cezalandırılıyor, üretim zinciri kırılıyor.
Gaziantepli ihracatçının gözü Irak’tan gelecek olumlu haberi bekliyor. Aksi taktirde Gaziantep’in kaybı büyük olabilir.

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI