-
ALİ BABAT
Tarih: 15-01-2026 00:05:00
Güncelleme: 15-01-2026 00:05:00
Günümüzde eğitim sisteminin en büyük sorunlarından biri, öğretmen ile veli arasındaki dengenin giderek bozulmasıdır. Okullarda adeta bir rol değişimi yaşanıyor. Öğreten, yöneten ve sınıfın düzeninden sorumlu olması gereken öğretmen; bugün her an şikâyet edilme kaygısıyla hareket eden bir konuma itilmiş durumda.
Her şeye müdahale eden, etmek isteyen, istediği gerçekleşmediğinde ise soluğu Milli Eğitim’de, Valilikte ya da CİMER’de alan yeni bir veli profili ortaya çıktı. Çocuğunun sınıf içindeki her davranışını sorgulayan, hatta olumsuz davranışlarını şiddetle savunan bu anlayış; öğretmenin otoritesini ve eğitim ortamının huzurunu ciddi biçimde zedeliyor.
Sınıfta her türlü yaramazlığı yapan bir öğrenciye öğretmen müdahale ettiğinde ya da disiplin sürecini başlatmaya kalktığında, bazı veliler adeta kıyameti koparıyor. Patronu olarak gördüğü öğretmene ve okul idarecilerine yönelik acımasızca mobing uygulamaya başlıyor. Öğretmenin öğrencinin yerini değiştirmesi, kurallara uygun olmayan davranışlar sergileyerek sınıfın düzenini bozan bir davranışa karşı sesini biraz yükseltmesi bile şikâyet sebebi sayılabiliyor.
“Bu kadar da olmaz” denilecek tarzdaki şikayet sebeplerine her gün yenileri ekleniyor. Mesela bir çocuk sınıfta yaramazlık yapıyor. Akran zorbalığı uygulayarak diğer öğrenciler üzerinde tahakküm kurmaya çalışıyor. O küçük yaşta mafyavari davranışlar içine giriyor. Öğretmen buna müdahale edince veli hemen şikayet dilekçelerine sarılıyor. Böyle ipe sapa gelmeyen çoğu konuda ilgili kurumlara dilekçe yağıyor. Sınıfın huzurunu sağlamakla görevli öğretmen de bir anda kendini ders anlatmak yerine savunma dilekçesi yazarken buluyor.
Bu tablo karşısında ne oluyor? Bazı öğretmenler idealist davranmak yerine sınıfı “idare etmeyi” tercih ediyor. Müdahale etmiyor, görmezden geliyor. Çünkü her müdahale yeni bir soruşturma, yeni bir stres kaynağı anlamına geliyor. Veli zorbalığı karşısında direnmeyi ve ideallerinden azla taviz vermeyen öğretmenler ise haklarında yapılan şikayetler sonucu sürekli soruşturma kapsamında öğrenciye harcayacakları enerjiyi asılsız mesnetlerle suçlandıkları şikayet dilekçeleri karşısında savunmaya harcıyor. Sonuçta eğitim kalitesi düşüyor, disiplin zayıflıyor.
Maalesef bugün eğitimde, kendini bilmez bazı veliler öğretmen ve okul idarecileri üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturmuş durumda. Soruşturmalarla muhatap olmak istemeyen öğretmen ve okul idarecileri de doğal olarak kendini koruma refleksi geliştiriyor. Yanlışlara ses çıkarmıyor, sorunları görmezden geliyor. Olan ise geleceğimiz olan çocuklara oluyor.
Elbette veliler yanlışlıklara müdahale etmeli, çocuklarının hakkını aramalıdır. Ancak hiç bilmedikleri, eğitim formasyonuna sahip olmadıkları bir alanda belirleyici olmaları da doğru değildir. Öğretmenin mesleki yetkinliğini yok sayan bu anlayışın önüne geçilmesi gerekmektedir.
Unutulmamalıdır ki güçlü bir eğitim sistemi; öğretmenin itibarı korunarak, veli ile sağlıklı bir iş birliği kurularak mümkündür. Öğretmeni sürekli savunma yapan bir konuma iten bir düzen, ne eğitime ne de çocukların geleceğine hizmet eder.
Bu hafta sonu ilk ve orta öğretimde birinci yarıyıl sona eriyor. Öğrenciler iki haftalık bir tatilin mutluluğunu yaşayacaklar. Tabi ki öğretmenler de bir küçük mola verecek, nefes alacak. Tüm öğretmen ve öğrencilerimize şimdiden iyi tatiller dilerken kendilerini okul idareci ve öğretmenlerinin üzerinde gören, ve her konuda uzman zanneden yeni nesil velilerin de bu süreçte çocuklarını iyi gözlemlemesi ve kendi davranışlarını gözden geçirerek yeni dönemde bir veliye yakışır bir tavırla çocuklarını yarınlara hazırlayan öğretmenlere daha saygılı olmaya davet ediyorum.
- Oda Seçimleri ve Güçyetmez’in tavrı
- Almanya bizi gerçekten kıskanıyor!
- Başarıya sessiz kalmanın ruh hali!
- BİR USTAYA VEDA
- Bir Ulu Çınar’ın Ardından
- Suriye Masası ve Yemek Menüsü!
- Bir Zabıta İlanı ile Çöken Eğitim Sistemi
- Organize Sanayi Mutsuz Olursa!
- Takke düştü, kel göründü!
- Turist hastalığı bu şehrin başına çok işler açacak!
- Deprem sadece Burkay Güçyetmez'in mi sorunu?
- Güzel Bir İnsan Geçti Bu Dünyadan!