içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Kimse Dolduramaz Senin Yerini

Bu sözler bir aşk şarkısından alınmış olsa da Rahmetli Abdulkadir Yüksel Bey için kullanılabilirliği olan sözler olabileceğini düşünüyorum.Burada kişiler arasında bir rekabet metaforuna gitmeden liyakati kendi sahibine vermek adına ölümünün ikinci yılında değerli vekilimizi anmayı bir görev addetmiş bulunmaktayım.Gaziantep gibi nüfusu iki milyonu bulan bir şehirde temsiliyet sorununu aşmak için Rahmetli Abdülkadir Yüksel Bey vekil olmuştu.Biz vatandaşlar bizimle özdeşleşen,bizim gibi algılayan,bizden olan birinin vekil olmasını demokrasinin en güzel tezahürü olarak algılamış ,vekilimizin her ortamda bizimle bulunmasından mutlu olmuştuk.Devletin bir vekili,yani temsil gücü olan değerli bir şahsiyete istediğimiz zaman ulaşabiliyorduk.7/24 telefonu açık;halkın hizmetinde hazır ve nazırdı.Peki Rahmetli Abdulkadir Yüksel Bey halkın gönlüne girebilme yetisini nasıl kazanmıştı?Babadan,dededen siyasetle iç içe olan, siyasetin teveccühüne  mazhar olmuş bir aileden böyle halkı tarafından sevilen bir siyasetçinin çıkması "normal"kavramıyla açıklanabilir miydi?Abdulkadir Yüksel kişiliğini oluşturan yapı nasıl oluşmuştu?Şanlı Urfa'nın Birecik ilçesinde doğmuş aslen Suruçlu bir ailenin çocuğuydu Abdulkadir Bey.Tıpkı babası Müslüm Yüksel Bey gibi iki dönem belediye başkanlığı yapmıştı.Belediye başkanlığı yaptığı dönemlerde Birecik ilçesinde çeşitli hizmetlere imza atmıştı.Özellikle rahmetli olmadan önce misafir olarak bulunduğum sırada Birecik'te ne tür hizmetler yaptığını özetlemişti.Zoru başarmış, Birecik-Halfeti sahil yolunu ulaşıma açmak için çeşitli fedakarlıklarda bulunmuştu."Biz elimizi taşın altına koyup,başardık."demişti.Bir siyasetçi için taşın altına elini koymak ne demektir?Belki de bu kadar sevip sayılmasının sırrı burada yatıyordur:Taşın altına elini koymak!Taşın altına elini koymak; müşkülâtı kabul etmek,sorumluluğu ne olursa olsun yerine getirmek demek.AK Parti'de siyasete girmeden önceki son seçimlerde Türkiye genelinde kendi partisinde en yüksek oy oranına Abdülkadir Bey ulaşmıştı.O dönemde nice siyasetçinin siyasi hayatı biterken Abdülkadir Yüksel siyaset sahnesinde altın dönemlerinden birini yaşıyordu.Abdulkadir Bey'in bu başarısının kendisine meclise girebilme yolunu da açtığını düşünüyoruz.En doğru zamanda partisinden istifa edip AK Parti saflarına geçme kararı almıştı.Kulislerde Yüksel'in adaylığı konuşuluyor,kaçıncı sıradan vekil olabilecegiyle ilgili fikir yürütülüyordu.Abdulkadir Bey'in ise kaçıncı sıradan meclise girip giremeyeceği değil,halka hizmet edebilir miyim kaygısı vardı.Nihayet seçim gelip çatmış Abdulkadir Yüksel Bey tüm sevenleri ve dostlarıyla siyaset maratonu için canla başla çalışıyordu .Nihayet başarmıştı,ama başarıya giden yollar dikenli ve meşakatliydi.O dönemde bulunduğum bir toplantıda Sayın Ahmet Uzer şunu söylüyordu:Ben hakkaniyete önem veren bir kişiyim.Gaziantep'te ciddi bir Urfalı nüfusu var.Bu kesimin ihmal edilmesi temsiliyet ruhuyla bağdaşmaz.Biz milletvekili olabilecek kabiliyette birini ararken bir arkadaşım bana Abdulkadir Yüksel Bey'in ismini verdi.Kendisini yıllar önce Urfa seyahati sırasında dönerken Birecik'te  ziyaret etmiştik.Kibar ve misafirperverdi.Ayrıca Urfa-Antep arasında ciddi akrabalıkları olan bir aileye mensuptu.Sayın Uzer bu seçimini yaparken tam onikiden vurmuştu.O dönemde Abdulkadir Yüksel Bey'in milletvekili olmasının AK Parti'ye yaklaşık ikiyüz bin seçmene karşılık geldiği konuşuluyordu.Abdulkadir Bey  dindar ve halk adamı olan bir kişilikti.Bu meziyeti seçmende ciddi bir karşılık bulmuştu.Milletvekili olduktan sonra seçim bürosunu kapatmamış misafirlerini orda ağırlıyor,taziyeden taziyeye koşuyor,halkından asla kopmuyordu.Yakınım olan bir şahıstan şunu duymuştum:Biz seçim sırasında sokaklarda seçim çalışması yaparken yaşlı bir adam bize yaklaşıp Abdulkadir Bey'e " Siz siyasetçiler bizi seçimden seçime hatırlıyorsunuz.Benim müşkil durumda bir oğlum var.Şu şu vasıflara sahip,sen gerçekten mert bir adamsan oğluma yardımcı olursun."Seçimden sonra bu yaşlı amca unutulmamış kendisine yardım edilmiş,siyasetçinin karizması çizilmemişti.Abdulkadir Bey bazen kan davalarını çözüyor,bazen düğünlerde boy gösteriyor, fakat asla halkından kopmuyordu.Hemen hemen her hafta Gaziantepte oluyor,Antep-Ankara arasında mekik dokuyordu.Böyle bir dönemde  Şanlı Urfa'ya taziye ziyaretine giderken yolun 35.km'sinde kaza geçiriyordu.Halk akın akın hastaneye koşuyor,vekilini yalnız bırakmıyordu.Bir gün kendisini mekanında ziyaret ettiğim bir esnada kocaman olan masasının küçük not kağıtlarıyla dolu olduğunu görmüştüm.Sorduğumda şunu söylemişti:Dün itibariyle danışmanımın bildirmesiyle istek ve talepler altı bine ulaşmış.Biz imkanımız dahilinde halkımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz.Aradan kaç ay geçti,bilmiyorum.Telefondaki ses Abdulkadir Bey'in vefat ettiğini söylüyordu.Kendisini mahşeri bir kalabalıkla ilahi rahmana ugurlarken önümde yürüyen bir yaşlı amcanın şu sözlerine kulak misafiri oldum:Ben babası Müslüm Bey'in de cenazesinde bulundum.Aynen böyle kalabalıktı.Onun üstüne toprak atılırken o toprağı adeta yüzümde hissettim.Ölümünün ikinci yılında kendisini rahmetle,minnetle ve dualarımızla anıyoruz.Bu kalp seni unutur mu;kalbim seni unutur mu güzel insan?Mekanın cennet olsun,bu gök kubbede hoş bir seda bıraktığın için.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum