içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

NEDEN TAHAMMÜLSÜZ BİR TOPLUM HALİNE GELDİK?

Gün geçmiyor ki ilimizde ve ülke genelinde sırf tahammülsüzlükten dolayı vicdanları sızlatan nahoş olaylar olmasın. Yürekleri dağlayan, haneleri viran eden, anaları ağlatan, evlatları öksüz ve yetim bırakan söz konusu bu olayların neden olduğunu düşünüp önlemini almak her vatandaşın asli görevi olsa gerek. Hemen hemen tüm konularda ahkâm kesen çevrelerin ancak toplumun temelini ve sosyal yaşantısını ciddi derecede sarsan olayları gündemlerine taşımaları aynı zamanda insani görevi değil midir?

 

“İnsanlar tarağın dişleri gibi birbirine eşittir. Birisinin parmağına diken battığı zaman aynı acıyı diğeri de hissetmelidir” medeni kültürüne sahip bir milletin bu kadar vurdumduymaz olması, doğrusu pes dedirtmektedir. Tahammülsüzlük o kadar ilerlemiş ki, yolda seyir halinde bile aceleci davranıp en ufak bir kıpırdamada muhatabını el ense edenlerden tutun da, elindeki bıçakla veya belindeki silahla tüm canavarlıklarını sergileyen gözü dönmüşlerin, magandaların varlıkları cidden toplumumuzu iyice germiş durumda. Yaşanılan ve yaşatılan olaylara bakıldığında, cahiliye döneminde vuku bulan ve hunharlıklarında sırtlanları bile geçen sözüm ona gözü dönmüş eblehlerin yeniden evcilleştirilmelerine ihtiyaç vardır. Zira iletişimlerindeki cehaletleri dolayısıyla eşlerini delik deşik edip parçalara ayıranlar, çocuklarını, anne-babalarını, iş arkadaşlarını ve en son araba parkı yüzünden tüm caniliklerini gözler önüne serenlerin hal ve hareketleri bize açıkca tahammülsüz bir toplum haline geldiğimizi göstermektedir.

 

Oysa, bizler “Kendi nefsi için istediklerini diğerleri için de istemeyenler kamil mümin değildir” nebevi sözüne kulak verip, sosyal yaşantımızda bunu tatbik edebilse idik toplum böyle olur muydu? Akıllarını kiraya verip, hürriyetlerini başkalarının kullanımına sunan, dağlara çıkıp analarının yüreklerini sızlatıp öz vatanına ihanet eden, Vatanını, Milletini, Bayrağını ve Devletini süfli emelleri uğruna satan ve kurşun sıkan caniler bu güçlerini nerden almaktadır. Yoksa vurdumduymaz olmamız onlara güç mü kazandırmaktadır? Üç beş saniyelik zevkleri uğruna toplumun ahlaki yapısını bozanlara “DUR” demenin zamanı gelmedi mi?

 

Filhakika evlerimizde, iş yerlerimizde, okullarda, sokaklarımızda, mahallelerimizde ve bulunduğumuz her yerde lütfen herkes üzerine düşen vatandaşlık ve insani görevlerimizi ertelemeden sorumluluk bilincimizle yerine getirelim. “İyiliği emretmek, kötülüklerden sakındırmak” gibi bir görevimizin olduğunu da unutmayalım.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum