içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

TOPLUMSAL HUZUR VE İNSANİ VE AHLAKİ DEĞERLER

TOPLUMSAL HUZURU ANCAK İNSANİ VE AHLAKİ DEĞERLERE BAĞLI BİLİNÇLİ EĞİTİM VE CAYDIRICI CEZA SİSTEMİ TEMİN EDECEKTİR

 

Gün geçmiyor ki yürekleri dağlayan, mideleri bulandıran ve uykuları kaçıran olayları yaşamamış olalım. Ülkede ne kadar görsel ve yazılı basın yayın organı var ise, hemen hemen tamamının en çok sundukları haberler;  huzur bozucu, mide bulandırıcı ve uykuları kaçırıcı düzeydedir. Kadına şiddet, taciz, tecavüz, erkeğe haksızlık, yaralama, istismar, çocukların mağdur edilmesi, darp- gasp-hırsızlık, ebeveynlere karşı işlenen suçlar, töre cinayetleri, ihanet, intihar vb her türlü magandalık.

 

Anlaşılan o ki bütün bir ülkenin huzurunu bozan, bozmaya yeltenen kişi ve kişilere karşı verilen eğitim ve cezaların içerik olarak yeniden gözden geçirilmesine ihtiyaç vardır.

 

Acaba son zamanlarda yukarıda saydığımız suç oranlarında neden ciddi bir artış var?. Nerede o eski bayramlar derken, nerde o eski günler ve yıllar der hale geldik. Yazık ediyoruz cennet vatanımıza. Ahlaki değerlerimiz unutulmaya yüz tuttu. Anormal olan huzur bozucu haberlere basın yayın organlarından haberdar oldukça, önceden ayıplanan her şeyin sıradanlaştığını görür olduk.

 

Sosyal bir çözülme aldı başını gidiyor. Sevgi, saygı, sadakat, hoşgörü, muhabbet terimlerinin içi iyice boşaltıldı.

 

Dolayısıyla problemler bireysel olmaktan çıktı toplumsal oldu.

 

Elhasıl bu gidişat iyi bir gidişat değildir.

 

Tüm bu olan ve olası olumsuzlukların önünü almak ve huzurlu bir toplum oluşturmak için eğitim müfredatının da yeniden gözden geçirilmesine acilen ihtiyaç olduğuna inanıyoruz.  Bu manadan olmak üzere;  anaokullarından ve ilkokul 1.sınıfından başlamak üzere;  yalan söylememeyi, hırsızlık yapmamayı, büyüklere karşı saygının, küçüklere karşı sevginin nasıl olması gerektiğini, kamu malına sahip çıkmanın önemini, komşuluk ilişkilerinin nasıl olması gerektiğini,  alış veriş ahlakını, çevreyi koruma bilincini, hayvan sevgisini, vatan, millet, bayrak ve devlet mefkûrelerinin vaz geçilmez olduğunu sindire sindire,  geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza öğretmeden diğer derslere geçilmemesi gerekmektedir.  Aile içi geçimsizliklerde, karı kocadan birisinin evden uzaklaştırılmasına yönelik uygulamanın tekrar gözden geçirilmesi, boşanmalara neden olan illetlerin tespitinin yapılarak sıkıntıların çözüm odaklı olarak ele alınması, necip milletimize ait örf adet ve geleneklerin yeniden keşfedilip hayatımızın vazgeçilmezleri haline getirilmesi ve yeniden bilinçli toplum oluşturulması için sorumluluk sahibi herkesin üzerine düşen vazifeleri yerine getirmesi…

 

Umulur ki belki o zaman Emine bulutlar boğazlanmayacak, beyler itibarsızlaştırılmayacak, çocuklar sokaklara terk edilmeyecek, okullar eğitilmiş ve bilinçli öğrenciler yetiştirecek, toplumu oluşturan fertler haramı-helalı bilecek ve her şeyin ahlaki melekesini beyinlerine, kalplerine ve duygularına nakşetmiş olacaklardır.

 

Aksi halde gidişat iyi bir gidişat değil, Allah muhafaza, toplumun kimyası tam bozulduğu zaman telafisi mümkün olamayacak sonuçlar bizi beklemektedir.

 

Mustafa ÇOPURSUZ

Tüm memur-Sen Konfederasyonu ve

Diva-Sen Genel Başkanı

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum